|
RESİM DERSİ
DERSİN AMACI;
"Lise
resim dersi"nde öğrencilerimizin görsel algılama, algıladığını
biçimlendirebilme ve yeteneklerini arttırıcı yönde çalışmalar
yapılmaktadır. Değişik örneklerle ve panolarla desteklenen
etkinlikler, yaparak ve yaşayarak öğrenme metotlarına uygun
olarak, öğrenci merkezli gerçekleştirilmektedir.
Konuya uygun olarak bireysel ve grup
çalışmalarıyla öğrenciler, becerilerinin farkında olarak kendi öz
güvenlerini sağlamakla birlikte yoğun ders programlarının arasında
2 saat boyunca stresten uzak durarak, gerginliklerini minimum
seviyeye indirmiş olmaktadırlar.
Bununla birlikte öğrencilere, sahne
dekorlarını ve okul panolarını da düzenletilerek sorumluluk alma
bilinci kazandırılmaktadır.
Özetle resim dersinin hedefleri, estetik
değerlere sahip, sanata ve sanatçıya duyarlı, sanat eleştirisi
yapabilen, sorumluluk ve görsel algılama becerisine sahip
bireyler kazandırmaktır.
EBRU SANATI
EBRU NEDİR?
Kâğıt süsleme sanatlarının en önemlilerinden biri... Bütün Osmanlı
sanatlarında olduğu gibi usta-çırak usulü ile öğrenilen ve
sanatçının iradesi dışında birçok değişkenden etkilenen bir
sanattır.
Ebru; renklerin suyla dansının yarattığı bir ahenktir aslında.
Bazı kaynaklar ebrunun, yüz suyu anlamına gelen "ab-ı ru"
sözcüğünden, bazı kaynaklar ise Orta Asya dillerinden Çağatayca'da
hareli görünüm, damarlı kumaş ya da kağıt anlamına gelen "ebre"den
geldiğini söylese de en yaygın kanı, kelimenin kökeninin Farsça;
bulutumsu, bulut gibi anlamına gelen "ebri" den gelmekte
olduğudur. Her ne şekilde isimlendirilse isimlendirilsin insanlara
da isim olan ebru, gizemli bir ahenk taşıyor.
Zorlu ve emek isteyen bir sanat olan ebru, geri dönüşü olmayan,
tekrarı olmayan, çok değişkenli bir sanattır.
Birçok eski eserde süsleme amacıyla kullanılan ebru, geleneksel el
sanatlarımızdan olmasına rağmen yakın zamana kadar unutulma
tehlikesi ile karşı karşıyaydı. Dünya çapında çeşitli milletler
tarafından sahiplenmeye başlanmış, bazı ülkelerde ebru yapımı
sırasında kullanılan malzemeleri üreten firmalar boy göstermişti.
Ebru sanatında son devrin piri merhum Mustafa Düzgünman gerek
yetiştirdiği öğrencilerle gerek bu sanata kazandırdığı anlayışla
manevi hazinelerimizden birinin payidar kalmasında büyük rol
oynamıştır.
GELENEKSEL TÜRK EBRU SANATINDA KULLANILAN MALZEMELER
KAĞIT :
Emici özelliği fazla ve mat olanları tercih edilir. Genellikle
birinci hamur kâğıt kullanılır.
KİTRE:
Kitre, Anadolu’da yetişen, geven türü dikenli bitkilerden elde
edilen, yapışma özelliği az olan bir zamk çeşididir. Suyla
birlikte karıştırılarak uygun kıvam elde edilir. İpek kitresi ise,
toz halinde hazır olarak satılmaktadır. Piyasada aktarlarda
bulunabilen kitrenin plaka halinde, beyaz ve topraksız olanları
tercih edilmelidir.
TEKNE:
Ebru yapımında tekne dediğimiz, içine kitre konan kaplar
kullanılır.
FIRÇA:
Fırçanın sapı için, esnek olduğundan dolayı gül dalı kullanılır.
Kıllar ise, at kuyruğundan elde edilir.
BOYALAR:
Ebru yapımında genellikle oksit kırmızı, oksit sarı, oksit siyah,
lahur çiviti kullanılır. Diğer renkler de bunların karışımından
elde edilir. Güzel bir ebru için renkleri uyumlu kullanmak
önemlidir. Bu nedenle koyu renklerden başlanarak renkler
kullanılır. Tabandaki siyah boya, üzerindeki boyaları canlı ve
aktif gösterir. Aralardaki beyazlar da renklere hareket getirir.
ÖD:
Renklerin kitre üzerinde kalmasını sağlar. Boyanın içine atılarak
kullanılır. İpek boyalar için kullanılmaz.
BİZ:
Büyük, kalınca iğne olup, ebruya şekil vermekte kullanılır.
EBRU NASIL YAPILIR ?
Ebru yapımına başlamadan önce seçilecek kağıdın ölçüsüne uygun
büyüklükte bir tekne alınır, tekne kitreli su ile doldurulur.
Ebru teknesi basitçe alüminyum bir baklava tepsisi gibidir. Kitre,
bir bitkinin özü olup baharatçılarda (aktarlarda) satılır. Sinme
bir avuç veya tepeleme iki çoba kaşığı kitre iki litre kadar su
içinde 2, 3 veya 4 gün bekletilerek kitrenin su içinde iyice
şişmesi sağlanır. Şişen kitre su içinde el ile yoğurularak suya
karışması sağlanır. Kitreli su boza kıvamında veya az seyreği
olmalıdır. Hazırlanan sıvı ince bir tülbent ile süzülerek
temizlenir. Son haliyle tekneye yavaşça (köpürtmeden) boşaltılır.
Değişik renklerde toprak boyalar ayrı ayrı iki cam yüzey (veya
seramik, krom) arasında iyice ezilir. Ezilme esnasında hafif su
katılır. Ezilme sonrasında meydana gelen çamur benzeri boyaya
sığır ödü katılarak 15 gün veya bir ay kadar bekletilir. Boyanın
öd asidiyle pişmesi sağlanır. Beklemeden sonra mamül
sulandırılarak kullanılır. Boya açılmıyorsa öd katılır. Rengi
açmak için su kullanılır.
Bir ebru bir defa yapılabilir.
Hazırlanan boyalar fırça veya metal çubuk yardımıyla daha önce
hazırlanmış olan kitreli suyun üst yüzeyine damlatılır.Boyaların
açılmasını ve şekillerin yuvarlaklığını kesin olarak bilemeyiz.
Ancak fikir sahibi oluruz. Yaptığımız ebrunun tam olarak nasıl
olacağını değil neye benzeyeceğini bilebiliriz. Bu yüzden iki defa
aynı ebruyu yapmak imkansızdır.
Kağıt tekneye serilir, iş tamamlanır.
Kağıt düzgünce tekne üzerine bırakılır, görüntünün kağıda işlemesi
sağlanır. Kağıt temiz bir ortamda kurumaya bırakılır.
Su yüzeyinde meydana gelen şekiller, teknik gereksinme sonucu daha
çok soyut olarak gelişir. Bu düzenlemeden sonra seçilen kağıt su
yüzeyine yatırılır. Birkaç saniye sonra kaldırılır ve kitreli suyu
süzülünceye kadar iki ucundan asılır.
Bu ebrû tekniğinde sanatçı, boyaların kitreli su üzerindeki
dağılışına yeterince hakim olamaz. Bu yüzden bir takım kalıplaşmış
ebnrû tipleri oluşmuştur.
EBRU
ÇEŞİTLERİ
BATTAL EBRU : Boyaların koyu renkten başlanarak, açık renge
doğru fırça yardımıyla Kitreli su üzerine serpilmesiyle elde
edilir. Boyalar daha sonra kağıda geçirilir. Basit bir ebru çeşidi
gibi görünmekle birlikte, boyaların yüzeyde eşit miktarda ve
büyüklükte dağılmasını sağlamak, özellikle ebru yapmaya yeni
başlayanlar için pek de kolay olmamaktadır. Diğer ebru çeşitlerine
geçebilmek için önce Battal Ebruyu doğru yapmak gerekir.
GEL - GİT EBRUSU :
Battal Ebru yapıldıktan sonra ince bir çubuk yardımıyla üzerine
paralel çizgiler çekilerek oluşturulur.
ŞAL EBRUSU :
Gel-Git Ebrusu yapıldıktan sonra yine ince bir çubuk yardımıyla
enine üç adet, boyuna da iki adet ( S ) harfi, bunların aralarına
da istenildiği gibi kavisler çizilerek hazırlanır.
SOMAKİ (MERMER) EBRUSU :
Gel-Git veya şal Ebrusu üzerine fırça yardımıyla Battal Ebru
yapılarak elde edilir.
TARAKLI EBRU :
Ebru teknesinin eninden 5 mm. küçük tahtalarla, belli aralıklarla
dizilmiş toplu iğne, tel veya ince çivi ile hazırlanan taraklar
kullanılarak yapılır. Önce Gel-Git Ebrusu oluşturulur, daha sonra
Gel-Git enine hazırlandıysa boyuna, boyuna hazırlandıysa enine
tarak yardımıyla tarama yapılır. Eğer istenirse üzerine enine veya
boyuna " S " harfleri çizilerek taraklı şal ebrusu oluşturulur.
HAFİF EBRU :
Üzerine daha sonra yazı yazmak için oluşturulan, renkleri
soluk ve cansız ebrulardır. Burada yazı ön plana çıkar. Hazırlanan
kitreye su ilave etmek ve boyalara da damlalık yardımıyla öd ve
su, ilave edilerek oluşturulan malzemeyle yapılır.
AKKASE EBRU :
Arap zamkı kullanılarak hafif Ebrunun bazı kısımları kapatılır.
Sonra daha koyu bir ebru yapılır. Arap zamkı sürülen yerler ikinci
boyaları almazlar, boş kalan bu yerlere daha sonra yazı veya
Tezhip yapılabilir.
KUMLU-KILÇIKLI EBRU :
Tekne iyice kullanıldıktan sonra dibinde kalan kitreden bu çeşit
ebru yapılır. Kitrenin kirlenmesiyle oluşan mukavemet ve boyadaki
su oranının az olmasıyla, teknede boyaların çatlaklar
oluşturmasıyla elde edilir.
YAZILI EBRU :
Arap zamkıyla yazılan yazıların olduğu kısım boya almaz ve o bölüm
boş kalır. Yazılı Ebruyu hem Hat hem de Ebru sanatı ile uğraşan
sanatçılar yapmışlardır.
HATİP EBRUSU :
Zemine Battal Ebru yapılır, sonra Hatip Ebrusunda kullanılacak
renkler seçilir. Tekneye boyuna ve enine dört-beş adet eşit
aralıklarla boya damlatılır, içlerine diğer renkler de aynı
şekilde damlatılır. Burada boyaların çaplarının eşit olmasına
dikkat etmek gerekir. Daha sonra üzerlerine çubuk yardımıyla şekil
verilir.
ÇİÇEKLİ EBRULAR :
Zemine Battal Ebrusu yapılıp üzerine çubuklar yardımıyla lale,
gelincik, karanfil, papatya gibi çiçekler
Türk Süsleme Sanatları
HAT SANATI
Hat sanatı denilince Arap harfleri çevresinde oluşmuş güzel yazı
sanatı akla gelir. Bu sanat Arap harflerinin 6.-10. yüzyıllar
arasında geçirdiği uzunca bir gelişme döneminden sonra ortaya
çıkmıştır.
Türkler, Müslüman olduktan ve Arap alfabesini benimsedikten sonra
uzun bir süre hat sanatına herhangi bir katkıda bulunmamışlardır.
Türkler hat sanatıyla Anadolu'ya geldikten sonra ilgilenmeye
başladılar ve bu alanda en parlak dönemlerini de Osmanlılar
zamanında yaşadılar. Yakut-ı Mustasımi'nin Anadolu'daki etkisi 13.
yüzyıl ortalarından başlayıp 15. yüzyıl ortalarına kadar sürdü. Bu
yüzyılda yetişen Şeyh Hamdullah (1429-1520) Yakut-ı Mustasımi'nin
koyduğu kurallarda bazı değişiklikler yaparak Arap yazısına daha
sıcak, daha yumuşak bir görünüm kazandırdı. Türk hat sanatının
kurucusu sayılan Şeyh Hamdullah'ın üslup ve anlayışı 17. yüzyıla
kadar sürdü. Hafız Osman (1642-98) Arap yazısına estetik bakımdan
en olgun biçimini kazandırdı. Bu tarihten sonra yetişen
hattatların hepsi Hafız Osman'ı izlemişlerdir.
Türkler altı tür yazı (aklâm-ı sitte) dışında, İranlılar'ın
bulduğu tâlik yazıda da yeni bir üslup yarattılar. Önceleri İran
etkisinde olan tâlik yazı 18. yüzyılda Mehmed Esad Yesari (ölümü
1798) ile oğlu Yesarizade Mustafa İzzet'in (ölümü 1849) elinde
yepyeni bir görünüm kazandı. Türk hat sanatı 19. yüzyılda ve 20.
yüzyıl başlarında da parlaklığını sürdürdü, ama 1928'de Arap
alfabesinden Latin alfabesine geçilince yaygın bir sanat olmaktan
çıkıp yalnızca belirli eğitim kurumlarında öğretilen geleneksel
bir sanat durumuna geldi.
Yazı Türleri
Hat sanatının doğduğu dönemde ortaya çıkan altı tür yazı ile
İranlılar'ın bulduğu tâlik dışında başka birçok yazı türü daha
vardır. Bunların bir bölümü fazla yaygınlaşamamış, bir bölümü de
belli alanlarda kullanılmıştır. Örneğin Türkler'in geliştirdiği
divani yazı yalnızca Divan-ı Hümayun'da yazılan önemli belgelerde,
yazılması ve okunması özel eğitim gerektiren siyakat ise mali
kayıtlarda kullanılmıştır. Kolay yazıldığı için günlük yaşamda
yaygın olarak kullanılan bir yazı türü olan rik'a da 19. yüzyılda
sanat yazısı durumuna gelmiştir. Rik'a ile altı yazı türünden biri
olan rika birbirine karıştırılmamalıdır.
Hat sanatında yazılar büyüklüklerine göre de farklı adlarla
anılırdı. Duvarlara asılan levhalarda, cami, türbe gibi dinsel
yapılardaki kuşak ve kubbe yazılarında, her tür yazıtta kullanılan
ve uzaktan okunabilen yazılara iri anlamında celi adı verilirdi.
Daha çok sülüs ve tâlik yazının celisi kullanılmıştır. Alışılmış
boyutlardan daha küçük harflerle yazılan yazılara hurde, gözle
kolay seçilemeyecek boyuttaki yazılara da gubari (toz) denilirdi.
Yazı Araç Gereçleri
Hat sanatında da yazının temel aracı kalemdir. Hat sanatında kalem
olarak daha çok kamış kullanılırdı. Kamışın ucu yazılacak yazının
kalınlığına göre makta denilen sert maddelerden yapılmış altlığın
üstünde eğik olarak tutulur ve kalemtıraş olarak adlandırılan özel
bir bıçakla yontulurdu. Celi yazılar ise ağaçtan yapılmış kalın
uçlu kalemlerle yazılırdı. Çok ince yazılar için madeni uçlar da
kullanılmıştır. Hat sanatında kullanılan mürekkep de özel olarak
hazırlanırdı. Yağlı isin çeşitli katkı maddeleriyle
karıştırılmasıyla elde edilen bu mürekkep akıcı biçimde yazı
yazmayı sağlar, yanlış yazma durumunda da kolayca silinirdi. Hat
sanatında kullanılan kâğıtlar da özeldi. Mürekkebi emip
dağıtmaması, kaleme akıcılık sağlaması için kâğıtlar âhar denilen
bir maddeyle saydamlaştırılırdı.
Hat Eğitimi
Hat sanatıyla uğraşan kişiye “güzel yazı yazan sanatçı” anlamına
gelen “hattat” adı verilir. Hattatlar yüzyıllar boyu usta-çırak
ilişkisi içinde yetişmişlerdir. Hat sanatını öğrenmeye heveslenen
kişi bir hattattan ders alırdı. Başlangıçta alıştırma niteliğinde
çalışmalara dayanan ve “meşk” adı verilen bu dersler tek tek
harflerin yazılışının öğrenilmesiyle başlar, harflerin birleşme
biçimleriyle, sözcüklerin ve tümcelerin yazılış tarzlarının
öğrenilmesiyle sürerdi. Ortalama üç beş yıl kadar süren bu
eğitimin sonunda hattat adayı iki ya da üç hattatın önünde yazı
yazarak bir çeşit sınav verirdi. Hattatlar bu yazıyı beğenirlerse
altına imzalarını koyarlardı. Buna başarı ya da izin belgesi
anlamına gelen “icazetname” adı verilirdi. İcazetname almamış kişi
hattat sayılmaz, dolayısıyla yazdığı bir yazının altına adını
koyamazdı.
HAT
SANATINA ÖRNEKLER
KUMAŞ BOYAMA NASIL YAPILIR?
Malzemeler
Kumaş, fırça, parşömen kağıdı, kalem, kumaş boyası, palet, su
kabı.
Yapılışı
Kumaşı düz bir alana yerleştirin. Boyanacak yerin alt kısmına
kalın bir kağıt parçası koyun (altına boya geçmemesi için).
Kullanacağınız renkten bir miktar alıp paletin üzerine koyun. Boya
eğer kıvamında değilse az miktarda su ekleyebilirsiniz.
Boyayacağınız alan geniş ise kalın fırça, dar bir alan ise ince
fırça ile boyayın.
Boyama esnasında fırça darbelerini hep aynı yönde yapmalısınız
yoksa dalgalı bir görüntü oluşabilir. Başka bir renge geçerken
mutlaka fırçanızı su ile temizleyin, aksi takdirde kullanacağınız
diğer rengin tonunda farklılaşma görülecektir.
Kumaş üzerine hazırlanan desen kağıdı iğnelenir. Kumaş ile desen
arasına karbon kağıdı yerleştirilir. Desenin üstünden kalemle
çizilerek model kumaşa çizilir. Metalik yaldızla desenin üzerinden
kontür çizilir. Kontürün içi kumaş boyası ile renklendirilir.
Kırlent, oda takımları, gözlük kılıfı, masa örtüsü, perde, mutfak
takımı, fular, Bluz, eşarp, abajur, mendil, pano, çanta, kumaştan
yapılmış terlik ayakkabı, tahtadan yapılan takılar...
BOYAMA TEKNİKLERİ
Boyama Tekniği
Kumaş boyasında farklı teknikler kullanarak değişik sonuçlar elde
edebiliriz.
Örneğin kontür tekniği; kullandığımız desenin kenarındaki
çizgilerin üzerinden fırça ile hat olarak geçirilmesidir.
Tonlayarak boyama: bir rengin farklı tonlarını kullanarak olur.
Genelde en açık tonundan koyuya doğru yapılan boyama tekniğidir.
Düz boyama: Seçtiğimiz deseni istediğimiz renkle boyayarak
uygulanır. İstenirse kullanılan rengin koyu tonuyla çerçeve de
yapılabilir.
Bir de tüm bu tekniklerden yararlanarak farklı türde bir boyama
şekli de uygulayabilirsiniz.
Sırma & Maraş işi
Maraş işi boyamanın en büyük özelliği tek yüzlü bir işleme
olmasıdır. Desenin altı özel olarak hazırlanan karton ile
kabartılıp yedi kat sırma desen üzerinden atlatılarak kenarlarda
içlik ile karşılıklı tutturulur. Aynı işlem yanyana uygulanarak
işlenir.
RENKLER VE UYUMLARI
RENK SEÇİMİ VE UYUMU
Renk uyumu desenin ön plana çıkması açısından çok önemlidir. Bu
yüzden birbiriyle uyumlu renkler seçilmelidir. Bunun yanında
renkleri aynı oranda kullanmak ürüne monoton bir hava verecektir.
Birbirine uyumlu farklı renkleri farklı oranlarda kullanmak desene
canlılık katacaktır. Açık ve koyu renkleri birarada kullanarak
bunu sağlayabiliriz. Alanlı çalışmalarda desenin içi genellikle
açık renklerin hakim olacağı şekilde doldurulmalıdır.
RENKLER NASIL ELDE EDİLİR?
Kırmızı + Sarı = Turuncu
İki kat kırmızı + Mavi = Mor
Kırmızı + 2 Kat Mavi = Eflatun
Kırmızı + Mavi + Siyah = Bordo
Sarı + Siyah = Sütlü Kahverengi
Mavi + Yeşil = Cam Göbeği
Kırmızı + Sarı + Beyaz = Yavruağzı
Mavi + Siyah = Lacivert
Sarı + Yeşil = Açık Yeşil
Yeşil + Kırmızı = Kına Yeşili
Mavi + Beyaz + Siyah = Duman rengi
Boyama Hakkında Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
*
Kumaş üzerine deseni çizdikten sonra renk denemesi yapmadan boyaya
geçmeyin. Kumaş üzerinde seçtiğiniz renk beklediğiniz tonda
çıkmayabilir. Bunun için boyamanın hemen öncesinde minik bir kumaş
üzerinde renginizi test edebilirsiniz. Beklediğiniz ton çıktığı
takdirde bu rengi gönül rahatlığıyla esas kumaşınızın üzerinde
uygulayabilirsiniz.
* Boyama yaparken kumaş kalın ise boyayı fazla miktarda
sürmelisiniz. Kabartma boya kullanırken boya çok çabuk kuruduğu
için hızlı bir şekilde çalışmanız gerekecektir. Boyayı eşit
miktarda ve düzgünce sürmelisiniz. Boyanan yüzeyin üzerine tekrar
boya sürmemelisiniz.
* Boyama yapılacak kumaş temiz olmalı ve kırışık olmamalı
* Farklı markaların boyalarını karıştırarak bir arada
kullanmamalıyız.
* İlk aşamada kolay ve küçük işler denemelisiniz.
* Boyalar kullanılmadan önce mutlaka çalkalamalısınız.
* Sık sık yıkanacak kumaşları az kabartmalısınız.
*
Sık sık yıkanacak kumaşlarda pul, sim işi az kullanmamalısınız.
* Kabartma boyalara her kullanımdan önce 2 damla su ilave
etmelisiniz.
* Kenar kesiminde kumaşın dağılmaması için kumaşın tersine
tırnak cilası sürebilirsiniz.
* Boya
BATİK ÇALIŞMASI
NEDİR?
NASIL YAPILIR?
Batik
özel bir boyama tekniğidir. Batik teknikleri ve boyaları ile bir
çok renk uyumunu ve desenini bir emtea üzerinde gerçekleştirmek
mümkündür.
Batik'in tarihçesi:
Batik, Uzak Doğu'da
ipeğin menşei olan Çin, Japonya bilhassa Jawa, Endonezya, Malezya,
Hindistan, Pakistan gibi ülkelerde uygulanmakta olan halk
sanatıdır. Türkiye'de yapılan gözlemler neticesinde Doğu Anadolu
ve Orta Anadolu'da çok basit ve ilkel batik parçalarına
rastlanmıştır. Bu yörelerdeki insanlar,süpürge ve kiraz dallarının
balmumuna batırarak kendi dokumuş oldukları ipekli ve pamuklu
kumaşlar üzerine bezemeler yapmışlardır. Kullandıkları boyalar ise
doğadan elde edilmiş, bugün bile değeri çok yüksek kök ve ot
boyalardır.
BATİK TEKNİĞİ
VE ÇEŞİTLERİ
Bağlama
(düğümlemeBatik)
Katlama
Batik
Ters
Batik
Teğelli
Batik
Tuzlama
Batik
Tijantik
(balmumu) Batik
Bağlama
Batik: Bağlama Batik,
kumaşın değişik yerlerinden değişik şekillerle bağlanarak boyaya
atılıp, bağlanan yerlerin boya olmamasıyla oluşan şekillere denir.
Bağlama Batik'de, bağlama şekilleri değiştikçe ortaya çıkan
modellerde değişir. Bağlama çeşitleri 5'e ayrılır.Bunlar;
Düz
Verev
Çapraz
Pisi
Düğümleme
Bağlama Batik'de kullanılan ipler;
İngiliz
sicimi Pamuk
sicimler Pamuklu
iplikler Makara
iplikleri
Bağlama Batik yapımı:
Bağlama batikte yapacağımız işe göre seçtiğimiz boyalardan bir
miktar (bir-iki çay kaşığı) alıp bir naylon çorap içine koyarız.
Kaynar suda boya ezilir.Buna gerektiği kadar su ilave edilerek,
boyanın sabitleşmesi için bir çorba kaşığı tuz koyup, bir süre
kaynatılır. Ezilmiş boyaya ilave edeceğimiz suyu, elde etmek
istediğimiz renge göre ayarlamalıyız. Koyu renk istiyorsak daha az
su veya bir başka değişle daha çok boya, açık renk istiyorsak daha
bol su veya daha az boya kullanmalıyız.Çok renkli yapmak
istediğimiz emtealar için aynı uygulamayı diğer renkler için de
yapmalıyız. Boya ilave edeceğimiz suyun tuz ilaveli olmasına
dikkat etmeliyiz. Boyamız kaynarken kumaşımızı hazırlamalıyız.
Örneğin, bir eşarp yaparken çepeçevre kenarlarını avcumuzun içinde
pili pili toplayıp bağlarız. Böylece kumaşımıza boydan boya bir
kenar yapmış oluruz. Yumru halde bir tutam kumaş alıp, orta
yerinden sıkıca boğarsak desenimiz bir güle benzer. Kumaş üzerine
attığımız düğümler de o düğüm içerisindeki kısmı boyadan
koruyacaktır. Boyamız bittiğinde kumaşı iyice ıslatıp sıkmalıyız.
Kaynatmış olduğumuz boyayı ocaktan indirdikten sonra kumaşımızı
istediğimiz renk boyalara, açıktan koyuya doğru sırasını takip
ederek batırmalıyız. Daha sonra kumaşı boyadan çıkararak
soğumasını beklemeliyiz. Soğuyan kumaş, önce bağları açılmadan
soğuk ve sabunlu suda yıkanır. Bu işlemi,boyanın fazlalığının,
boyanmasını istemediğimiz yerlere sızmasın diye yaparız. Daha
sonra bağları açıp tekrar soğuk suyla çalkalarız. Fiksesini yapmak
için sirkeli suyla durularız, ardından ütüleriz. Bağlama Batik'de:
Kumaşı
bağlayarak boyanın içine atrız
Boyar
maddeyi kumaşın içine bağlarız.Boyar madde dediğimiz ise, ıspanak,
pancar veya soğan kabuğu olabilir.
Kumaşı
istenilen tarz bağlayıp boyamaya hazır hale getirin
Bağlanmış kumaşı iyice ıslatıp,sıkınve boyaya batırın
Kumaşın
bağlarını açmadan soğuk ve sabunsuz suyla
çalkalayıp boyanın
fazlasını akıtın
Bağları açıp ılık ve sabunlu suyla durulayın
Çapraz düz
bağlama
Katlama Batik:
Bağlama batik tarzına
benzer. Bu Batik türünde kumaş katlanıp birkaç yerinden boyaya
batırılır.12 ayrı çeşit katlama şekli vardır.
Ters Batik:
Ters batik ,koyu renk
kumaşlarda,boyası çıkan kumaşlarda,bağlama teknikleri ile
bağlanarak renklerinin açılması tekniğidir. Kumaş çeşitlerine göre
ipliklerle bağlandıktan sonra kloraklı suya yada piyasada satılan
renk açıcı ilaçlara bastırılarak renginin açılması sağlanır.Açıcı
suya bastırılan kumaşta bağlanmayan yerlerin rengi
açılacağından,istenilen açıklığa kavuşana kadar ilaçlı suda
bekletiriz.Daha sonra kumaşımız bol su altında iyice
durulayıp,bağlamış olduğumuz ipleri keseriz ve durulama işlemini
tekrarlarız.Ters batikte fikse işlemini yapmaya gerek yoktur .Bu
batik tarzı, her cins kumaşa uygulanamaz.İlaca dayanıklı olmayan
özellikle ipekli kumaşlar kullanılmaz .
Teğelli Batik:Kumaş
cinslerine göre kullanılacak olan ipliklerle değişik teğel
çeşitleri ile teğellenir.İplerin iki ucu çekilerek büzülür.Daha
sonra, diğer batik çeşitlerindeki gibi hazırladığımız boyanın
içine batırılır ve 10_15 dakika bekletilir.Bu işlemden sonra
kumaşı soğutup ,soğuk suyda durularız.Teğellediğimiz ipleri
söktükten sonra sirkeli suda durulayıp fiksesini yaparız.
Tuzlama Batik:Apresi
alınmış kumaş ıslatılır,kasnağa gerilir veya düzgün bir zemin
üzerine yayılır.Öncelikle kumaş nemlendirilir,daha sonra kalın bir
fırça yada pamuk yardımıyla ipek boyaları ile
renklendirilir.Kumaşta değişik efektler yaratmak için
fotoğrafçıların film banyosunda kullandıkları Hipo sülfit tuzu
kumaşın üzerine serpiştirilir.Şayet hiposülfit tuzu yok ise
kristal tuz da kullanılabilinir.Genellikle piyasada tuzlama batik
için hazırlanmış olarak bunları temin edebiliriz.Kumaşımız
kurumadan hiposülfit tuzu üzerine serpiştirilir ve istenilen yöne
doğru tuzlar akıtılır,tuz aktığı yerde boyanın rengini açacağından
kumaşa orjinal renkler verir.Daha sonra kumaşın kuruması beklenir
ve tuzlar temizlenir.Kumaş,tersinden ütülenir.Bu işlemden sonra
kumaş sertleşeceği için tekrar yıkanıp ütülenmesi gerekir.
Tijantik(Mumlu)
Batik:
Kullanılacak malzemeler:Eritme
kabı,kasnak,raptiye,fırça,balmumu,parafin,kumaş boyaları,boya
kapları ve kumaşımız.Mumlu batikte ölçü şöyle olmalıdır.Toz boya
kullanılıyorsa 1_2 çay kaşığı toz boya,yarım litre su.Fiksasyon
için,bir litre suya iki çorba kaşığı beyaz sirke konur.Mum için
100gr. balmumu,100gr.parafin(kırma işlemi yapılacaksa 1/3
balmumu,2/3 parafin olmalıdır.Parafin arttıkça kırılma işlemi
fazlalaşır.)
Tijantik
Batik uygulaması:
Mumlu batik pamuklu ve ipekli kumaş cinslerine uygulanan batik
türüdür.Tijantik batik yapılırken aşağıdaki sıra uygulanır.
Konu
seçilir.
Konuya
göre renk ve desen seçimi yapılır.
Seçilen
desen kumaşa geçirilmeye hazırlanır.
Kumaş
ipek değilse sabunsuz sıcak suda yıkanır ve ütülenir.
Desen
kumaşa geçirilip boya tonları hazırlanır,
Desen
çizilmiş olan kumaş, kasnağa gerilir fakat bu işlem sırasında
kumaşın dokularına dikkat edilmelidir.Kumaş ne gevşek ne de çok
gergin tutulmamalıdır.
Emaye
veya bakır bir kap içinde parçalanmış balmumu ve parafin karışımı
ateş üzerinde eritilir,
Kumaşta
beyaz kalması istenilen yerler sıcak balmumu ile kaplanır,kumaşta
balmumunun kuruduğu görüldükten sonra boyaya batırmak üzere
hazırlanır.
Eğer
kumaşımız çok kalın bir kumaş ise balmumunun,kumaşın tüm
dokularını kapatıp kapatmadığına emin olmalıyız,bunu ışığa tutarak
yada alt dokularına bakarak anlarız,
Kumaşımız
boyaya batırılmadan önce su dolu kapta ıslatılır,
Sudan
çıkarılan kumaş ilk rengin boyasına batırılır.Boyama işlemlerinde
kumaşın her yerinin aynı oranda boya emmesine dikkat
edilmelidir.Kumaş boyanın içinde sürekli hareket halinde
bulundurulur.Gekirse elde sıkılarak çatlatılır.
Boyadan
çıkan batik tekrar su küvetinin içine konur ve boya bırakmayıncaya
kadar suyu değiştirilir.
Her
renge göre bu işlem tekrarlanır.
Daha
sonra kumaş üzerindeki balmumu,ütü ile önünden ve arkasından
gazete kağıdı konularak eritilir temizlenir.Boya işleminde açıktan
koyuya doğru bir sıra izlenir. Bu batikte en az iki, en fazla dört
renk kullanılır.
Çizme ve kazıma yolu
ile Mumlu Batik:Balmumu
batiğin değişik bir türüdür.Açık renk pamuklu kumaşlarda ve ipekli
kumaşlarda kullanılır.Batik yapılacak kasnağa gerilmiş kumaşın
tümü önceden eritilerek hazırlanmış balmumu ve parafin ile
kaplanır.Kumaş tamamen kurutulduktan sonra kumaşı zedelemeyecek
şekilde sivri uçlu bir aletle,önceden seçilmiş motifler kazınır ve
boyama işlemi yapılır.Boya kuruduktan sonra kumaş 2 gazete kağıdı
veya saman kağıdının arasına konularak ütülenmek süretiyle mumdan
arıtılır.Eğer kumaşta yağ lekesi oluşmuş ise kumaşı selülozik
tinere batırmalıyız ve sonrasında sabitleştirme işlemi yapmalıyız.
Çeşitli batik
örnekleri
|